14 Aralık 2013 Cumartesi

Özlemek

İnsanlar - normal insanlar - eski sevgililerini, uzun zamandır göremedikleri arkadaşlarını, akrabalarını, geçmişte kalmış keyfili tatillerini, çocukluklarını filan özlerler. Ben ise yaklaşık iki buçuk sene oturduğumuz evi ve sokağı özlüyorum.

Arabayla şu an oturduğumuz eve gidip gelirken, bazen eski sokaktan geçiyoruz ve komik belki ama resmen gözlerim doluyor, hüzünleniyorum. Garmin'den yavaşlamasını istiyorum ve eski evin alt katındaki pastanede kimlerin oturduğuna bakmaya çalışıyorum ya da mahallenin köpeklerini görmeye uğraşıyorum. Olur da Kocakafa adını taktığımız ve çok sevdiğimiz köpeği görürsem, taşınma kararımıza, bu saçma evi aldığımız güne ve pek tabi annemle ablama küfrediyorum içimden. İşin kötü yanı bu evi alma olayında benim de büyük rolüm var. Eski evde ısınma merkezi sistem, sıcak su olayı termosifona bağlı ve iki banyo yok (ne yapıyorsam şimdi iki banyoyla) diye arıza çıkarıyordum salak salak. Ve bu evde de bu kriterler karşılandı ama yok bu eve, bu mahalleye ısınamadım bir türlü.

Bu akşam çocukları uyuttuktan sonra balkonda otururken yine eski ev geldi aklıma; geniş balkonunu, köpeklerin geceyarısı çılgınca havlamalarını, karanlık ve aşırı sıcak mutfağını özledim. Ve içeri girip internetten o sokaktaki kiralık ev ilanlarına baktım. Kafamdan planlar yapmaya çalıştım; ne yaparsam tekrar eski sokağa dönebiliriz, bu evden çıkmamız için ne olması gerekir vb diye. Bir çözüm bulamadım. Zaten nankörlük bütün bu düşünceler. İnsanlar ne şartlarda yaşıyor, ben ise bulmuş da bunuyorum. Zaten düşünüp düşünüp ya da yazıp yazıp hep aynı noktaya geliyorum; nankörlük etme! İnsanların evi bile yok, o nedenle sıcacık bir evin olduğu için şükret. Ayyyy içime annem kaçmış gibi konuşuyorum. Ben eski evi ve mahalleyi özlüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder